Düzköy Çal Mağarası

Trabzon Çal Mağarası

Çal Mağarası, Trabzon ili Düzköy İlçesi’nin 5 km güneybatısında, denizden 1050 m yüksekte Çalköy Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Mağara girişi, Çalköy’den Çayırbağı Beldesi’ne giden stabilize yolun 1. km’sindeki Kulaklık Deresi üzerinde bulunmaktadır. Akçaabat’a yaklaşık 32 km, Trabzon’a ise 45 km uzaklıktadır. Mağara, aydınlatma, gezi platformları ve çeşitli düzenlemeleri tamamlanarak 2003 yılında turizme açılmıştır. Çal Mağarası sarkıt ve dikitleri, yeraltı deresi ve şelalesi ile kuşkusuz yöredeki önemli turizm değerlerinden biridir.

Çal Mağarası, 2000 yılından itibaren Trabzon İl Özel İdaresi tarafından aydınlatma, gezi platformları ve çeşitli düzenlemeler yapılarak, 2003 yılında dönemin Trabzon Valisi Adil YAZAR ve İl Turizm Müdürü M. Volkan CANALİOĞLU’nun destek ve gayretleri ile turizme açılmıştır. Mağaranın içerisine ilk etapta 400 m’lik ahşap gezi platformu döşenmiş ve yürüyüş parkuru olarak ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır. Daha sonraki yıllarda (2010 yılı itibariyle) platform 700 m’ye uzatılmıştır. Yaya platformu 1 m genişlikte olup, her iki tarafında korkuluklar bulunmaktadır. Platform, mağaranın içerisindeki yüksek nem oranı, platformun ıslanması ve ayaklarının tamamen su içerisinde bulunması nedeniyle suya ve neme dayanıklı ahşap malzemeden yapılmıştır. Giriş bölümüne döşenmiş olan taşlar ise, çevredeki (Çalköy) taş ocaklarından temin edilmiştir.

Başka bir ifadeyle mağaraya, Akçaabat’tan yaklaşık 45 dakika bir sürede ulaşmak mümkündür. Ulaşım, Düzköy ilçesine girmeden sağa ayrılan bir yolla Çalköy Beldesi içinden geçilerek yapılmaktadır. Yolu asfalt ve düzgündür. Mağaraya ulaşan bir başka güzergâh ise Tonya üzerinden gerçekleşmektedir. Bu güzergah tamamen stabilize olup, ulaşım sırasıyla Kaleönü Mahallesi, Biçinlik köyü ve Çayırbağı Beldesi üzerinden sağlanmaktadır.

Çal Mağarası çevresi, sahip olduğu doğal ve kültürel kaynaklar nedeniyle de, önemli çekiciliklere sahiptir. Bu özellikleriyle de, ekoturizm çeşitliliği bakımından ülkemizin önemli alanlarından biri konumundadır. Nitekim mağara turizminin yanı sıra başta dağ ve yayla turizmi, kültür turizmi, botanik turizmi, kırsal turizm olmak üzere doğaya dayalı çeşitli rekreasyonel etkinliklerin yapılabileceği ve bunların daha da geliştirilebileceği bir potansiyele sahiptir.

Üzerinde tarihi kale bulunan, içinden dere akan ve dünyanın en uzun ikinci mağarası olarak kabul edilmektedir. Çal Mağarası, bir yer altı su kanalıdır. Mağaranın içinden küçük bir dere akmaktadır. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek daralmakta belli bir uzaklıktan sonra genişlik 1 metreye kadar düşmektedir. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak birkaç metreden 25-30 metreye kadar büyük değişkenlik göstermektedir. Girişten sonra 200 metrede iki kola ayrılmaktadır. Sola ayrılan kol yaklaşık 125 metre uzunluktadır. Bu kolun sonundaki odada dolinden gelen suyun aktığı bir baca vardır. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 700 m’dir. Bu kolun yaklaşık 60 m’sinde küçük bir göl ve 3 m’lik bir de çağlayan yer almaktadır. İlk 150 metreden sonra sarkıt ve dikitler görülmeye başlanır. Ancak bu oluşumlar yer yer görülür ve süreklilik göstermezler. Daha ziyade yukarıdan su sızmalarının görüldüğü alanlarda yoğunluk kazanmışlardır. Mağara içerisinde su kanalının oluşturduğu gölcüklerin ve şelalelerin görüntüsü mağaraya ayrı bir özellik katmaktadır. Mağara bazen dar bazen de oldukça geniş galeri ve koridorlara sahiptir.

Kireç taşları içindeki çatlak ile halen gözle net şekilde görülebilen faya bağlı olarak gelişen ve 8 milyon yılda oluştuğu tahmin edilen Çal Mağarası’nın, bugünkü şekline iki aşamada ulaştığı belirtiliyor. Birinci aşamada yüzeyden sızan suların kireç taşını çözerek kırıkları genişletip bir yer altı su kanalı oluşmasını sağladığı kaydediliyor. İkinci aşamada ise bölgesel yükselmeye bağlı olarak mağara gelişimini sağlayan su akımının azaldığı ve mağaranın gelişiminin durduğu ifade ediliyor. Bu dönemde başlangıçta daha yukarı kotlardaki düdenlerle bağlantılı olan su kanallarından sızan suların yer yer sarkıt ve dikitleri oluşturmaya başladığı bildiriliyor.

Çal Mağarası‘nın giriş kısmı bir insan boyu yüksekliğindedir. İçerisinde ise yükseklik bazı kesimlerde 25-30 m’leri bulmaktadır. Yaklaşık 4 km’lik uzunluğa sahip olduğu tahmin edilen mağaranın bugüne kadar ulaşılan uzunluğu 850m civarındadır. Bu özelliğiyle de ülkemizin en uzun mağaraları arasında gösterilmektedir. Mağara çevresinde sosyal alt yapı, kır kahvesi ve mesire alanları mevcuttur. Asıl mağaranın üzerinde ve mağara girişinin üstünde bulunan ve bugün çay evi  olarak kullanılan küçük mağara odasının önünden aşağıya doğru yağışların arttığı sonbahar ve karların eridiği ilkbahar mevsiminde şelale oluşmaktadır. Mağaranın önündeki büfede ise yerel el sanatları ve ürünlerin yanı sıra ziyaretçilere çay, tost, gözleme ve kahvaltı hizmeti verilmektedir.

Yıl boyunca ziyarete açık tutulan ancak özellikle yazın 4 aylık sürede 20 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği mağaranın yaklaşık 1 kilometrelik bölümü gezilebiliyor. Şu ana kadar 8 kilometre uzunluğuna kadar ulaşılabilen ancak birçok kısmı halen tam olarak keşfedilemeyen mağarayı, konaklama sorununun çözümü, mağara içindeki yürüyüş yolunun uzatılması ve ışıklandırmanın geliştirilmesiyle yılda 50 bin turistin gezmesi hedefleniyor.

Mağaranın Su ve Hayvan Varlığı

Mağaranın içinden küçük bir dere akmaktadır. Bu yer altı deresinin taşıdığı su mevsimsel olarak değişmektedir. Yağışlı mevsimlerde mağaranın içindeki suyun derinliği 50-75 cm’ye kadar yükselirken, yaz aylarında bu seviye 25-30cm’ye kadar düşmektedir.

Hayvan varlığı bakımından ise, giriş bölümünde görülen küçük böcek ve sinek türleri dışında ikinci kol boyunca selemender türü sürüngenlere ve yeraltı deresi içerisinde az da olsa balıklara da rastlanılmaktadır.

İklim ve Bitki Örtüsü

Yörede her mevsimi yağışlı Karadeniz iklimi görülür. Yazları ılık, kış mevsimi kar yağışlıdır. En fazla yağış ekim, kasım ve aralık aylarında düşmektedir. Kış mevsiminde yağışlar çoğunlukla kar şeklindedir. Nitekim, meteoroloji istasyonu verilerine göre Tonya’da yıllık ortalama kar yağışlı gün sayısı 21.7, kar ile örtülü gün sayısı ise 55.6’dır. Tonya’ya (755 m) göre daha yüksekte bulunan mağara (1050 m) ve çevresinde hem yıllık ortalama sıcaklıklar daha düşük, hem de kar yağışlı gün sayısı ve karın yerde kalma süresi daha fazladır. Yıllık ortalama nem oranı %69 iken, yaz ayları ortalaması %77.7’dir. Yaz aylarının ortalama sıcaklığı 16.3C iken, kış aylarının ortalama sıcaklığı, 2.7C kadardır. Böylece yörede en soğuk ay ile en sıcak ay arasındaki ortalama sıcaklık farkı 15.2C’dir.

İklim şartlarına bağlı olarak zengin bir bitki örtüsü mevcuttur. Mağara ve çevresi bulunduğu yükselti itibariyle karışık ormanlar katında bulunmaktadır. Tarım ve yerleşme alanı oluşturmak için ormanların tahrip edilmediği alanlarda iğne yapraklılardan; doğu ladini (Picea orientalis), göknar (Abies nordmanniana), sarıçam (Pinus sylvestris) ile geniş yapraklılardan kızılağaç (Alnus glutinosa), kayın (Fagus orientalis), gürgen (Carpinus betulus), kestane (Cestanea sativa), yabani kiraz (Prunus avium), titrek kavak (Populus tremula), karayemiş (Prunus lauracerasus), meşe (Quercus), karaağaç (Ulmus) gibi türler bulunur. Ayrıca, karışık ormanlar katında aynı yükseltilerde bakı ve yerel topoğrafik şartlardan dolayı, iğne ve geniş yapraklılar, birbirinden ayrı saf küçük alanlı topluluklar da meydana getirirler.

Mağaranın Havası

Çal Mağarası, tek girişi olması sebebiyle dışarıdaki mevsimlik sıcaklık değişmelerinden fazla etkilenmemektedir. Mağara havası; ısı, nem, rüzgâr ve değişik gazlardan oluşmaktadır. Çal Mağarası’nın sıcaklığı ortalama 12-15C arasında değişmektedir. Ancak mağaranın ağız kısmı daha sıcak olmakla birlikte ilerilere doğru gidildikçe sıcaklığı düşmektedir. Bu veriler, mağaranın içinin yazın dışarıya göre daha serin olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, mağara içerisi bir mikroklima alanı özelliği taşımaktadır. Aynı şekilde mevsimsel olarak da mağaranın sıcaklığı, dışarıdaki şartlardaki mevsimlik değişmelerden büyük ölçüde etkilenmekte ve dış şartlara uyumluluk göstermektedir. Yaz mevsiminde mağaranın ortalama iç sıcaklığı dışarıya göre oldukça düşüktür.

Mağaranın içinde, dış atmosfere dolinlerle olan irtibat nedeniyle, rahat bir hava hareketi vardır. Girişte nem oranı, iç kısımlarda bir hayli artmaktadır. Kuşkusuz bu durum, mağaranın içerisinden akan derenin ve alçalan hava hareketlerinin bir sonucudur. Nitekim nem miktarı; mağaranın bulunduğu yükselti, mağaralardan geçen yeraltı derelerin ve göllerinin varlığı, mağaranın üzerinde bulunan kayaçların kalınlığı, mağaranın uzanımı ve giriş ağızları sayısı ve bölgenin hidrolojik zonlarının konumuna bağlı olarak değişir. Genel olarak içinde yer altı deresi ve gölleri bulunan, doygun su düzeyine yakın olan mağaralardaki nispi nem oranı %75’lerden çok daha yüksek olabilmektedir. Çal Mağarası da yer altı deresine sahip oluşu nedeniyle yüksek nem oranına sahip mağaralardan biridir.

Benzer Yazılar:

Değerlendirmeniz için teşekkürler! İsterseniz sayfamızı sosyal medyada da paylaşabilirsiniz. .
Yazı ve içerikler sizin için faydalı oldu mu?
  • Harika!
  • Faydalı
  • Fena Değil
  • Yetersiz